|
HAREMEYN 1957
KAYNAK : TEVFİK YAZICILAR *
www.milligorusportal.com
HAREMEYN 1953 İÇİN
TIKLAYINIZ
"Yaratan Rabbinin
adıyla oku!" diye emrediyor rabbim Alak
suresi 1. ayetinde. Okumayı seviyorum
gerçekten. Yine böyle okumak için kendime
kitap aradığım günlerden biri. Taksim' de
Çiçek pasajının hemen yanından kıvrılıyorum
ve sahhafların bulunduğu handan içeri
dalıyorum. Yol uzun nitekim. Taksim'den
Esenler'e kadar otobüs yolculuğu var önümde.
En iyi ihtimalle 45 dakika. Türkiyede
basılan kitapların ortalama 150 sayfa
olduğunu düşünürsek neredeyse bir kitabın
3/1 ini okuyacak vakit yani. Birer birer
sahafların tezgahlarındaki kitapları
inceliyorum. Hem bütçeme uyacak hemde
dikkatimi çekecek bir kitap aramaya
koyulmuşum. Aslında kitaplarla haşır-neşir
olmak asıl maksadım galiba. O kitap senin bu
kitap benim derken Taksim Sahaflarının en
çok vitrinlerinde bulunan dergiler dikkatimi
çekiyor. Belkide binlerce dergi. Geçmişten
kopmuş günümüze fışkırmış dergiler.
Hayat Mecmuası. Aralarında en dikkat çeken
ve en eski tarihleri taşıyan tabloid boy
renkli dergi. elimi attığım her sahhaf
tezgahinda yer alıyor bu dergi. tarihten
bilgiler, yaşantılar, fotoğraflar olanca
ilginçliğiyla karşımda. Birden kitap yerine
dergi karıştırır buluyorum kendimi.
İşte sözkonusu bu Hayat Mecmuasının bir
sayısı ilişti gözüme o gün. Onlarca dergi
arasında elimi attığımda birden savrulup
gelen dergi. Üstünde 2 Agustos 1957 tarihini
taşıyor. Hayat mecmuasının 43. sayısı. 100
Kuruş ederi var mecmuanın. Kırmızı bir zemin
üstüne konulmuş üstünde bir parçacık
elbisesiyle poz veren iç çamaşırları görünen
"Pegy RAY" adlı kapak kızıyla aslında çokta
dikkat çeken bir dergi değildi. Ancak
dergiyi bana çekici kılan bu ambyansa tam
zıt olarak köşesine konan sarı yuvarlağın
içersindeki yazı oldu.
" Bu sayıda : Kabe 'yi Ziyaret". Tam olarak
bu yazıyordu sarı bölümün içinde. Kapak ve
bu yazı o kadar zıttılar ki birbirine. Sahaf
derginin karşılığı 2 YTL yi verdikten sonra
poşetini açıp incelemeye başladım. Kapak
kızı tam sayfa olmasına rağmen içerde sadece
ismi verilerek geçilmişti bu günkü boyalı
basının tersine. Ve ufacık sarılığın içinde
ki haber mecmuanın 13. sayfasında
başlıyordu. Fotoğraf ve alt yazılarıyla tam
üç sayfa yer kaplamıştı.
İşte şimdi sizlerle o fotoğraf ve
altyazıları paylaşmak istiyorum. Tarihi
fotoğrafların bir dergi sayfasında kaybolup
gitmesini önlemek isterim. 1957 yılı hac
fotoğraflarına baktığımda neredeyse daha dün
oraları ziyeret eden Taner PINAR'ın çektiği
fotoğraflarla neredeyse hiç bağlantı
kuramadım. Bir Hac mevsiminde çekilen
fotoları artık sizlerle paylaşmalıyım.
Bundan sonrasını dergiden scan ederek
ekliyorum. hadi birlikte okuyalım....
BU SENEKİ HACDAN
FOTOĞRAFLAR
Bir Mısır ajansının mecmuamıza hususi
olarak gönderdiği bu seneki hacca ait
aşağıdaki fotoğraflarla siz de İslamiyetin
en mukaddes ziyaretgahını, Kabe yi ziyaret
etmiş olacaksınız.




Birkaç Görünüş - Resimler bu seneki hac
merasiminden birkaç mühim sahneyi tesbit
etmektedir. Soldaki fotoğraf yeni siyah
örtüsü ile Kabe yi içerden göstermektedir.
Tam yukarıdaki resim Safa ile Merve
arasında tavaf eden muhtelif millere
mensup Müslümanları, sağdaki resim ise
Kabe tarafındaki kalabalığı
göstermektedir. Alttaki iki resim
Arafata’a gidiş esnasında ve Muzdalife
mevkiinde çekilmiştir.

Bu yıl hac zamanı senenin en sıcak
günlerine rastlamıştır. Buna rağmen Mekke
en kalabalık hac yılını yaşamış bütün
oteller, hanlar, delil evleri tamamen
dolmuştur. Hacıların büyük ekseriyeti daha
ziyade Endonezya’dan gelen Müslümanlar
teşkil etmekte idi. Birkaç ay sonra
tamamen istiklaline kavuşacak olan
Malaya’dan büyük bir kalabalık gelmişti.
Yapılan hesaplardan sonra bu seneki hacı
miktarının bir milyon kişiyi geçtiği
anlaşılmıştır.
Uzakşark’ı saran Asya gripinin bütün
şiddeti ile Suudi Arabistan’ı tehdit
etmesine rağmen bu sene alınan tedbirler
sayesinde hastalık büyük telefata
sebebiyet verememiştir. Bütün hac
müddetince bir milyon kişiden 3640 hacı
hastalanarak tedavi altına alınmış altı
kişi vefat etmiştir. Ölüm vakalarının
onbeşi güneş çarpmasından ileri gelmiştir.
Mekke’de hararet gölgede kırk dereceyi
geçmekte idi. Bizden giden hacıların sıhhi
durumu ile alakadar olmaları için Türk
hükümeti Cidde’ye sağlık ekipleri
göndermişti. Bu ekiplerin hacı
kafilelerine büyük faydaları dokunmuştur.
Bu yıl hac zamanında Mekke’de su sıkıntısı
da çekilmemiştir. Dünyanın her tarafından
gelen hacılar ilk Tavaf merasiminden sonra
Arafat’a çıkarken Mekkedeki zübeyde suyu
şehirden kesilerek Arafat dağına
verilmiştir. Burada kurbanlar kesilmiş
sonra büyük kafileler halinde Muzdalife
mevkiine inilmiş yatsı namazı kılınmış ve
gece burada geçirilmiştir.
Ertesi sabah Mina mevkiine inilmiş seytan
taşlanmış ve hacı guruplarını temsil eden
zevat, kıralın misafirleri, bedevi
şeyhleri Kıral İbnisuud tarafından Mina
sarayına kabul olunmuştur.

Haceri Esved - Her sene binlerce hacının
öptüğü Haceri Esved önünde hacılar (
yukarıda). Diğer resim Haremi Şerifin
umumi manzarası ile orta yerde Zemzem
kuyusunu ve muvakkithaneyi göstermektedir.
Kalabalık yüzünden hacıların bir kısmı
Kabe’nin yanı sıra kubbeleri görünen
kısımlarda yatarlar.

Mina mevkiinde de adet olunduğu vehicle
hacıların çogu saçlarını ustura ile
kestirmişlerdi. Mina’dan sonra hacılar
tekrar Mekkeye dönmüşlerdir. Bu arada
Zübeyde suyu arafat’tan tekrar şehre
döndürülmüştür.
Mekke’de veda tavafını yapan hacılar
Medine’yi de ziyaretlerinden sonra
Cidde’ye ve oradan da memleketlerine
dönmüşlerdir.
Bir sene sonra İslamlığın bu en mukaddes
ziyaretgahı gene kadın, erkek, genç yaşlı
binlerce hacı ile dolup taşacak, dünya
durdukça Mekke ve Medine İslam aleminin
merkezi olmakta devam edecektir.
Sahifelerimizdeki resimler bu seneki
hacdan muhtelif sahneleri göstermektedir.
Mekke’ye Müslümanlardan başka kimse
giremez.
Resimler Mısırlı bir gazete fotoğrafcısı
tarafından çekilerek Türkiyede neşir hakkı
yalnız Hayat Mecmuasına ait olmak üzere
müessesemize gönderilmiştir.
Alıntı: Türk kültür tarihinde önemli bir
dönüm noktası olan Hayat mecmuası Nisan
1956'da İstanbul'da haftalık yayınına
başladı. Derginin başında Şevket Rado
vardı. Yazı işlerinin başında Hikmet
Feridun Es, İbrahim Çamlı, Sadun Altuna,
Çetin Emeç, Mehmet Kayabal, Seyfettin
Turhan oldular. Kağıdı ithal, baskısı
tifdruktu. 1956 sonunda kağıt yokluğundan
yayınına bir süre ara verdi. Basında,
baskı kalitesinde ve reklamda yenilikler
meydana getirdi, 50 ve 60'ların yüzbinleri
geçen tirajı yakaladı. Başarılı olunca
yine Şevket Rado benzerlerini çıkardı: Ses
Mecmuası, Hayat Tarih, Resimli Roman,
Hayat Spor, Ayna. Ses mecmuasının açtığı
yarışmalarda sinema ve sahne sanatçıları
meşhur oldu.
Hayat mecmuası Batılı dergiciliğin,
renkli resimli reklamların, Holywood
haberlerinin yer aldığı bir modernleşme
yayıncılığıdır. Magazinin, bugünkü
televoleciliğin ilk örneklerinin görüldüğü
ama modern aile mecmuası kalıbındaydı.
Kapakları renkli ve tam boy artist
resimleriyle kaplanıyordu. Bulmaca, fal,
karikatür, moda ve gezi yazıları. Diziler,
fotoromanlar, pembe romanlar.
Hayat, 70'lerdeki siyasal ortamda
işlevini kaybetti ve 1978 Temmuz'unda grev
başlayınca kapandı.
|